İnşikâk Sûresi
84. sûre · 25 âyet · 301 benzeşen âyet · Mekkî · nüzul sırası 83
1
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ
iẕe-ssemâü-nşeḳḳat.
Gök, yarılıp-parçalandığı,
İnşikâk 1 (84.1) · 11 benzeşen âyet →
2
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ
veeẕinet lirabbihâ veḥuḳḳat.
Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman;
İnşikâk 2 (84.2) · 8 benzeşen âyet →
3
وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ
veiẕe-l'arḍu müddet.
Yer, düzlendiği,
İnşikâk 3 (84.3) · 11 benzeşen âyet →
4
وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ
veelḳat mâ fîhâ veteḫallet.
İçinde olanları dışa atıp boşaldığı,
İnşikâk 4 (84.4) · 15 benzeşen âyet →
5
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ
veeẕinet lirabbihâ veḥuḳḳat.
Ve 'kendi yaratılışına uygun Rabbine boyun eğdiği zaman.
İnşikâk 5 (84.5) · 8 benzeşen âyet →
6
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحٗا فَمُلَٰقِيهِ
yâ eyyühe-l'insânü inneke kâdiḥun ilâ rabbike kedḥan femülâḳîh.
Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın.
İnşikâk 6 (84.6) · 10 benzeşen âyet →
7
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ
feemmâ men ûtiye kitâbehû biyemînih.
Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,
İnşikâk 7 (84.7) · 11 benzeşen âyet →
8
فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابٗا يَسِيرٗا
fesevfe yüḥâsebü ḥisâbey yesîrâ.
O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,
İnşikâk 8 (84.8) · 20 benzeşen âyet →
9
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورٗا
veyenḳalibü ilâ ehlihî mesrûrâ.
Ve kendi yakınlarına sevinç içinde dönmüş olacaktır.
İnşikâk 9 (84.9) · 12 benzeşen âyet →
10
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ
veemmâ men ûtiye kitâbehû verâe żahrih.
Kimin de kitabı ardından verilirse,
İnşikâk 10 (84.10) · 8 benzeşen âyet →
11
فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورٗا
fesevfe yed`û ŝübûrâ.
O da, helak (yok olmay)ı çağıracak,
İnşikâk 11 (84.11) · 17 benzeşen âyet →
12
وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا
veyaṣlâ se`îrâ.
Çılgın alevli ateşe girecek.
İnşikâk 12 (84.12) · 18 benzeşen âyet →
13
إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا
innehû kâne fî ehlihî mesrûrâ.
Çünkü o, (dünyada) kendi yakınları arasında sevinçliydi.
İnşikâk 13 (84.13) · 7 benzeşen âyet →
14
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ
innehû żanne el ley yeḥûr.
Doğrusu o, (Rabbine) bir daha dönmeyeceğini sanmıştı.
İnşikâk 14 (84.14) · 17 benzeşen âyet →
15
بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرٗا
belâ. inne rabbehû kâne bihî beṣîrâ.
Hayır; gerçekten Rabbi, kendisini çok iyi görendi.
İnşikâk 15 (84.15) · 13 benzeşen âyet →
16
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ
felâ uḳsimü bişşefeḳ.
Yoo, şafak-vaktine yemin ederim,
İnşikâk 16 (84.16) · 8 benzeşen âyet →
17
وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ
velleyli vemâ veseḳa.
Geceye ve toplayıp-taşıdığı şeylere,
İnşikâk 17 (84.17) · 5 benzeşen âyet →
18
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ
velḳameri iẕe-tteseḳa.
Ondördüne girdiği zaman aya;
İnşikâk 18 (84.18) · 8 benzeşen âyet →
19
لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٖ
leterkebünne ṭabeḳan `an ṭabaḳ.
Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.
İnşikâk 19 (84.19) · 7 benzeşen âyet →
20
فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ
femâ lehüm lâ yü'minûn.
Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?
İnşikâk 20 (84.20) · 17 benzeşen âyet →
21
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩
veiẕâ ḳurie `aleyhimü-lḳur'ânü lâ yescüdûn.
Kendilerine Kur'an okunduğunda secde etmiyorlar.
İnşikâk 21 (84.21) · 7 benzeşen âyet →
22
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ
beli-lleẕîne keferû yükeẕẕibûn.
Tersine, o nankörler, yalanlıyorlar.
İnşikâk 22 (84.22) · 5 benzeşen âyet →
23
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ
vellâhü a`lemü bimâ yû`ûn.
Oysa Allah, onların içlerinde sakladıklarını daha iyi bilendir.
İnşikâk 23 (84.23) · 20 benzeşen âyet →
24
فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
febeşşirhüm bi`aẕâbin elîm.
Bu durumda sen, onlara acı bir azap ile müjde ver.
İnşikâk 24 (84.24) · 9 benzeşen âyet →
25
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ
ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm ecrun gayru memnûn.
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka; onlar için kesintisi olmayan bir ecir (mükafaat) vardır.
İnşikâk 25 (84.25) · 29 benzeşen âyet →