ayatulkuran
Âyet âyet benzeşen âyetler · Ali Rıza ZARARSIZ tarafından derlenmektedir.

Bürûc Sûresi

85. sûre · 22 âyet · 464 benzeşen âyet · Mekkî · nüzul sırası 27
1
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلۡبُرُوجِ
vessemâi ẕâti-lbürûc.
Burçları olan göğe andolsun,
Bürûc 1 (85.1) · 5 benzeşen âyet →
2
وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡمَوۡعُودِ
velyevmi-lmev`ûd.
O vadedilen güne,
Bürûc 2 (85.2) · 24 benzeşen âyet →
3
وَشَاهِدٖ وَمَشۡهُودٖ
veşâhidiv vemeşhûd.
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Bürûc 3 (85.3) · 32 benzeşen âyet →
4
قُتِلَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡأُخۡدُودِ
ḳutile aṣḥâbü-l'uḫdûd.
Kahrolsun Ashab-ı Uhdud
Bürûc 4 (85.4) · 6 benzeşen âyet →
5
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلۡوَقُودِ
ennâri ẕâti-lveḳûd.
'Tutuşturucu-yakıt dolu o ateş,'
Bürûc 5 (85.5) · 3 benzeşen âyet →
6
إِذۡ هُمۡ عَلَيۡهَا قُعُودٞ
iẕ hüm `aleyhâ ḳu`ûd.
Hani kendileri (ateş hendeğinin) çevresinde oturmuşlardı.
Bürûc 6 (85.6) · 3 benzeşen âyet →
7
وَهُمۡ عَلَىٰ مَا يَفۡعَلُونَ بِٱلۡمُؤۡمِنِينَ شُهُودٞ
vehüm `alâ mâ yef`alûne bilmü'minîne şühûd.
Ve mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
Bürûc 7 (85.7) · 8 benzeşen âyet →
8
وَمَا نَقَمُواْ مِنۡهُمۡ إِلَّآ أَن يُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَمِيدِ
vemâ neḳamû minhüm illâ ey yü'minû billâhi-l`azîzi-lḥamîd.
Onlardan, yalnızca 'üstün ve güçlü olan,' öğülen Allah'a iman ettiklerinden dolayı intikam alıyorlardı.
Bürûc 8 (85.8) · 51 benzeşen âyet →
9
ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدٌ
elleẕî lehû mülkü-ssemâvâti vel'arḍ. vellâhü `alâ külli şey'in şehîd.
Ki O (Allah), göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah, herşeyin üzerinde şahid olandır.
Bürûc 9 (85.9) · 46 benzeşen âyet →
10
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ
inne-lleẕîne fetenü-lmü'minîne velmü'minâti ŝümme lem yetûbû felehüm `aẕâbü cehenneme velehüm `aẕâbü-lḥarîḳ.
Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence (fitne) uygulayanlar, sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır.
Bürûc 10 (85.10) · 16 benzeşen âyet →
11
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ لَهُمۡ جَنَّـٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡكَبِيرُ
inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lehüm cennâtün tecrî min taḥtihe-l'enhâr. ẕâlike-lfevzü-lkebîr.
Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
Bürûc 11 (85.11) · 44 benzeşen âyet →
12
إِنَّ بَطۡشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
inne baṭşe rabbike leşedîd.
Doğrusu, Rabbinin 'zorlu yakalayışı' şiddetlidir.
Bürûc 12 (85.12) · 16 benzeşen âyet →
13
إِنَّهُۥ هُوَ يُبۡدِئُ وَيُعِيدُ
innehû hüve yübdiü veyü`îd.
Çünkü O, ilkin var eden, (sonra dirilterek) döndürecek olandır.
Bürûc 13 (85.13) · 22 benzeşen âyet →
14
وَهُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلۡوَدُودُ
vehüve-lgafûru-lvedûd.
O, çok bağışlayandır, çok sevendir.
Bürûc 14 (85.14) · 25 benzeşen âyet →
15
ذُو ٱلۡعَرۡشِ ٱلۡمَجِيدُ
ẕü-l`arşi-lmecîd.
Arşın sahibidir; Mecid (pek Yüce)dir.
Bürûc 15 (85.15) · 26 benzeşen âyet →
16
فَعَّالٞ لِّمَا يُرِيدُ
fa``âlül limâ yürîd.
Her dilediğini yapıp-gerçekleştirendir.
Bürûc 16 (85.16) · 16 benzeşen âyet →
17
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ
hel etâke ḥadîŝü-lcünûd.
Orduların haberi sana geldi mi?
Bürûc 17 (85.17) · 36 benzeşen âyet →
18
فِرۡعَوۡنَ وَثَمُودَ
fir`avne veŝemûd.
Firavun ve Semud (ordularının)?
Bürûc 18 (85.18) · 24 benzeşen âyet →
19
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي تَكۡذِيبٖ
beli-lleẕîne keferû fî tekẕîb.
Hayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Bürûc 19 (85.19) · 16 benzeşen âyet →
20
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطُۢ
vellâhü miv verâihim müḥîṭ.
Allah ise, onları arkalarından sarıp-kuşatmıştır.
Bürûc 20 (85.20) · 17 benzeşen âyet →
21
بَلۡ هُوَ قُرۡءَانٞ مَّجِيدٞ
bel hüve ḳur'ânüm mecîd.
Hayır; o (Kitap), 'şerefli-üstün' olan bir Kur'an'dır;
Bürûc 21 (85.21) · 7 benzeşen âyet →
22
فِي لَوۡحٖ مَّحۡفُوظِۭ
fî levḥim maḥfûż.
Levh-i Mahfuz'dadır.
Bürûc 22 (85.22) · 21 benzeşen âyet →
← İnşikâkBütün sûrelerTârık →