Abese Sûresi
80. sûre · 42 âyet · 638 benzeşen âyet · Mekkî · nüzul sırası 24
1
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
`abese vetevellâ.
Surat astı ve yüz çevirdi;
Abese 1 (80.1) · 13 benzeşen âyet →
2
أَن جَآءَهُ ٱلۡأَعۡمَىٰ
en câehü-l'a`mâ.
Kendisine o kör geldi diye.
Abese 2 (80.2) · 5 benzeşen âyet →
3
وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
vemâ yüdrîke le`allehû yezzekkâ.
Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip-arınacak?
Abese 3 (80.3) · 15 benzeşen âyet →
4
أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ
ev yeẕẕekkeru fetenfe`ahü-ẕẕikrâ.
Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
Abese 4 (80.4) · 24 benzeşen âyet →
5
أَمَّا مَنِ ٱسۡتَغۡنَىٰ
emmâ meni-stagnâ.
Fakat kendini müstağni gören (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını sanan) ise,
Abese 5 (80.5) · 8 benzeşen âyet →
6
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
feente lehû teṣaddâ.
İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya’ çalışıyorsun.
Abese 6 (80.6) · 13 benzeşen âyet →
7
وَمَا عَلَيۡكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
vemâ `aleyke ellâ yezzekkâ.
Oysa, onun temizlenip-arınmasından sana ne?
Abese 7 (80.7) · 19 benzeşen âyet →
8
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسۡعَىٰ
veemmâ men câeke yes`â.
Ama koşarak sana gelen ise,
Abese 8 (80.8) · 4 benzeşen âyet →
9
وَهُوَ يَخۡشَىٰ
vehüve yaḫşâ.
Ki o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır;
Abese 9 (80.9) · 20 benzeşen âyet →
10
فَأَنتَ عَنۡهُ تَلَهَّىٰ
feente `anhü telehhâ.
Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.
Abese 10 (80.10) · 5 benzeşen âyet →
11
كَلَّآ إِنَّهَا تَذۡكِرَةٞ
kellâ innehâ teẕkirah.
Hayır; çünkü o (Kur'an), bir öğüttür.
Abese 11 (80.11) · 45 benzeşen âyet →
12
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
femen şâe ẕekerah.
Artık dileyen, onu 'düşünüp-öğüt alsın.'
Abese 12 (80.12) · 29 benzeşen âyet →
13
فِي صُحُفٖ مُّكَرَّمَةٖ
fî ṣuḥufim mükerrameh.
O (Kur'an), 'şerefli-üstün' sahifelerdedir.
Abese 13 (80.13) · 16 benzeşen âyet →
14
مَّرۡفُوعَةٖ مُّطَهَّرَةِۭ
merfû`atim müṭahherah.
Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış.
Abese 14 (80.14) · 18 benzeşen âyet →
16
كِرَامِۭ بَرَرَةٖ
kirâmim berarah.
(Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü.'
Abese 16 (80.16) · 12 benzeşen âyet →
17
قُتِلَ ٱلۡإِنسَٰنُ مَآ أَكۡفَرَهُۥ
ḳutile-l'insânü mâ ekferah.
Kahrolası insan, ne kadar nankördür.
Abese 17 (80.17) · 23 benzeşen âyet →
18
مِنۡ أَيِّ شَيۡءٍ خَلَقَهُۥ
min eyyi şey'in ḫaleḳah.
(Allah) Onu hangi şeyden yarattı?
Abese 18 (80.18) · 20 benzeşen âyet →
19
مِن نُّطۡفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
min nuṭfeh. ḫaleḳahû feḳadderah.
Bir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu.'
Abese 19 (80.19) · 32 benzeşen âyet →
20
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
ŝümme-ssebîle yesserah.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Abese 20 (80.20) · 21 benzeşen âyet →
21
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقۡبَرَهُۥ
ŝümme emâtehû feaḳberah.
Sonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü.
Abese 21 (80.21) · 19 benzeşen âyet →
22
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
ŝümme iẕâ şâe enşerah.
Sonra dilediği zaman onu diriltir.
Abese 22 (80.22) · 18 benzeşen âyet →
23
كَلَّا لَمَّا يَقۡضِ مَآ أَمَرَهُۥ
kellâ lemmâ yaḳḍi mâ emerah.
Hayır; ona (Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi.
Abese 23 (80.23) · 10 benzeşen âyet →
24
فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
felyenżuri-l'insânü ilâ ṭa`âmih.
Bir de insan, yediğine bir bakıversin;
Abese 24 (80.24) · 27 benzeşen âyet →
25
أَنَّا صَبَبۡنَا ٱلۡمَآءَ صَبّٗا
ennâ ṣabebne-lmâe ṣabbâ.
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Abese 25 (80.25) · 20 benzeşen âyet →
26
ثُمَّ شَقَقۡنَا ٱلۡأَرۡضَ شَقّٗا
ŝümme şaḳaḳne-l'arḍa şeḳḳâ.
Sonra yeri yardıkça yardık;
Abese 26 (80.26) · 4 benzeşen âyet →
27
فَأَنۢبَتۡنَا فِيهَا حَبّٗا
feembetnâ fîhâ ḥabbâ.
Böylece onda taneler bitirdik,
Abese 27 (80.27) · 10 benzeşen âyet →
29
وَزَيۡتُونٗا وَنَخۡلٗا
vezeytûnev venaḫlâ.
Zeytinler, hurmalar,
Abese 29 (80.29) · 11 benzeşen âyet →
30
وَحَدَآئِقَ غُلۡبٗا
veḥadâiḳa gulbâ.
Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler.
Abese 30 (80.30) · 4 benzeşen âyet →
31
وَفَٰكِهَةٗ وَأَبّٗا
vefâkihetev veebbâ.
Meyveler ve otlaklıklar,
Abese 31 (80.31) · 29 benzeşen âyet →
32
مَّتَٰعٗا لَّكُمۡ وَلِأَنۡعَٰمِكُمۡ
metâ`al leküm velien`âmiküm.
Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.
Abese 32 (80.32) · 10 benzeşen âyet →
33
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
feiẕâ câeti-ṣṣâḫḫah.
Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
Abese 33 (80.33) · 22 benzeşen âyet →
34
يَوۡمَ يَفِرُّ ٱلۡمَرۡءُ مِنۡ أَخِيهِ
yevme yefirru-lmerü min eḫîh.
Kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar;
Abese 34 (80.34) · 11 benzeşen âyet →
35
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
veümmihî veebîh.
Annesinden ve babasından,
Abese 35 (80.35) · 9 benzeşen âyet →
36
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
veṣâḥibetihî vebenîh.
Eşinden ve çocuklarından,
Abese 36 (80.36) · 5 benzeşen âyet →
37
لِكُلِّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُمۡ يَوۡمَئِذٖ شَأۡنٞ يُغۡنِيهِ
likülli-mriim minhüm yevmeiẕin şe'nüy yugnîh.
O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır.
Abese 37 (80.37) · 6 benzeşen âyet →
38
وُجُوهٞ يَوۡمَئِذٖ مُّسۡفِرَةٞ
vucûhüy yevmeiẕim müsfirah.
O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır;
Abese 38 (80.38) · 8 benzeşen âyet →
39
ضَاحِكَةٞ مُّسۡتَبۡشِرَةٞ
ḍâḥiketüm müstebşirah.
Güler ve sevinç içindedir.
Abese 39 (80.39) · 7 benzeşen âyet →
40
وَوُجُوهٞ يَوۡمَئِذٍ عَلَيۡهَا غَبَرَةٞ
vevucûhüy yevmeiẕin `aleyhâ gaberah.
Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.
Abese 40 (80.40) · 12 benzeşen âyet →
41
تَرۡهَقُهَا قَتَرَةٌ
terheḳuhâ ḳaterah.
Bir karartı sarıp-kaplamıştır.
Abese 41 (80.41) · 7 benzeşen âyet →
42
أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَفَرَةُ ٱلۡفَجَرَةُ
ülâike hümü-lkeferatü-lfecerah.
İşte onlar da, kafir, facir olanlardır.
Abese 42 (80.42) · 14 benzeşen âyet →