Âdiyât Sûresi
100. sûre · 11 âyet · 112 benzeşen âyet · Mekkî · nüzul sırası 14
1
وَٱلۡعَٰدِيَٰتِ ضَبۡحٗا
vel`âdiyâti ḍabḥâ.
Soluk soluğa koşan (at)lara andolsun,
Âdiyât 1 (100.1) · 6 benzeşen âyet →
2
فَٱلۡمُورِيَٰتِ قَدۡحٗا
felmûriyâti ḳadḥâ.
(Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara,
Âdiyât 2 (100.2) · 6 benzeşen âyet →
3
فَٱلۡمُغِيرَٰتِ صُبۡحٗا
felmügîrâti ṣubḥâ.
Sabah vakti baskın yapanlara.
Âdiyât 3 (100.3) · 2 benzeşen âyet →
4
فَأَثَرۡنَ بِهِۦ نَقۡعٗا
feeŝerne bihî naḳ`â.
Derken, orada tozu dumana katanlara,
Âdiyât 4 (100.4) · 4 benzeşen âyet →
5
فَوَسَطۡنَ بِهِۦ جَمۡعًا
fevesaṭne bihî cem`â.
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.
Âdiyât 5 (100.5) · 3 benzeşen âyet →
6
إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٞ
inne-l'insâne lirabbihî lekenûd.
Gerçekten insan, Rabbine karşı nankördür.
Âdiyât 6 (100.6) · 14 benzeşen âyet →
7
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٞ
veinnehû `alâ ẕâlike leşehîd.
Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.
Âdiyât 7 (100.7) · 12 benzeşen âyet →
8
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ
veinnehû liḥubbi-lḫayri leşedîd.
Muhakkak o, mal sevgisinden dolayı (bencil ve cimri tutumundan) çok katıdır.
Âdiyât 8 (100.8) · 15 benzeşen âyet →
9
۞أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِي ٱلۡقُبُورِ
efelâ ya`lemü iẕâ bü`ŝira mâ fi-lḳubûr.
Yine de bilmeyecek mi? Kabirlerde olanların 'deşilip dışa atıldığı,'
Âdiyât 9 (100.9) · 13 benzeşen âyet →
10
وَحُصِّلَ مَا فِي ٱلصُّدُورِ
veḥuṣṣile mâ fi-ṣṣudûr.
Göğüslerde olanların derlenip-devşirildiği zamanı?
Âdiyât 10 (100.10) · 11 benzeşen âyet →
11
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذٖ لَّخَبِيرُۢ
inne rabbehüm bihim yevmeiẕil leḫabîr.
Şüphesiz, o gün Rableri, kendilerinden gerçekten haberdardır.
Âdiyât 11 (100.11) · 26 benzeşen âyet →